Hafıza Güçlendirme Teknikler

Yoğun iş temposu ve sosyal hayatın sorumluluklarının bir getirisi de maalesef ki unutkanlık. Özellikle çok çalışan veya düşünce kirliliği sorunu yaşayan insanların sıkça mustarip olduğu bu konu ile ilgili yapılan birçok araştırma mevcut. Tüm bu araştırmaların sonucunda ise ortaya oldukça pratik ve uygulanabilir teknikler çıkmakta. Hafızayı güçlendirmeyi amaçlayan bu metotlar, her yaştan insanın günlük hayatta rahatça uygulayabileceği birtakım ipuçlarını barındırıyor. Başta stres olmak üzere, sağlıksız beslenme, düzensiz uyku, eğitim, sosyal yaşam, ilerleyen yaş faktörü, gibi unsurlar; hafızayı olumsuz yönde etkileyebiliyor. Bu da insanların özgüvenlerini kaybetmesine, işlerini aksatmasına ve ilerleyen dönemlerde çok daha ciddi problemler yaşamalarına neden olabiliyor. Tam da bu noktada çözüm niteliği sunan hafıza güçlendirme teknikleri ile kişiler; yaşadıklarını, öğrendiklerini hatırlama ve zihinde tutma gücünü arttırabiliyor.

 

Peki, hafıza nedir? Bunu açıklamadan hemen önce, kısa süreli ve uzun süreli hafıza arasındaki farktan söz etmek gerekir. Kısa süreli hafıza, günlük karşılaştığımız olayları, bir adresi, bir ismi ya da bir eşyamızı nereye koyduğumuzu hatırlamayı sağlayan beynin depolama biçimidir. Kısa süreli hafıza, yaşadığımız en basit anıyı dahi kapsamaktadır. Uzun süreli hafızada ise daha çok bilinçli ya da bilinçsiz olarak beynimizde depoladığımız bilgiler yer almaktadır. Unutamadığımız çocukluk anılarımız bunun en güzel örneğidir. Uzun süreli hafıza; karar verme, problem çözme, kriz yönetme ve iletişim kurma süreçleri üzerinde birebir etki göstermektedir. Hafızanın genel tanımına bakıldığında ise bir bilgiyi işleyerek beynin yapısına uygun şekilde saklama yeteneği olduğu söylenebilmektedir. Hafıza, psikolojideki bir diğer adıyla bellek olarak da anılabilmektedir. Öğrenme sürecinin hızlı ve eksiksiz gerçekleşebilmesi için gerekli en temel unsur olan hafıza, kişilerin bilinçli düşünmelerinde ve bir irade sahibi olmalarında da etkendir. Hafıza, hiyerarşik bir yapıya sahiptir ve bu yapı içerisinde de tıpkı kısa süreli ve uzun süreli bellek gibi duygusal bellek de yer almaktadır. İnsanların çevresinde bulunan birtakım uyarıcılar, duyu organları aracılığı ile sinirleri uyarmakta ve bu süreçte yer alan tüm bilgiler oldukça kısa süreliğine bir iz bırakmaktadır. Bilgilerin depolandığı ve sınırsız bir kapasiteye sahip olan alanda, gelen verilen 1-2 saniye içerisinde kaybolmaktadır. Birey bu sürecin farkına varamaz ve mevcut bilgiyi yorumlayamaz. İşte bu oldukça kısa süreli bilgi depolama işlemi de duygusal bellek olarak adlandırılmaktadır.

 

Tüm bu bilgilerin ışığında hafıza güçlendirmek için kullanılabilecek en geçerli tekniklerden de söz etmek gerekmektedir. Hafıza güçlendirme teknikleri ile insan belleğinin geliştirilmesi mümkündür. Beynin depolama alanını büyüten bir teknik olmayan; fakat beynin depolama yeteneğinin gelişmesini sağlayan bu yöntemler ile bireylerin sosyal hayatlarının kolaylaştığı da kanıtlanmıştır. Hayat etme, uyku ve beslenme alışkanlıklarını düzene sokma, hafıza oyunları egzersizi yapma, çağrışım, gruplandırma ve ilişkilendirme, beş duyuyu kullanma ve Nimonik Tekniği; başlıca hafıza güçlendirme teknikleri arasındadır. Özellikle sağlıklı beslenmek, yeterli uyku uyumak ve gün içerisinde zihinsel ve fiziksel aktivitelerde bulunmak, hafızanın güçlenmesi adına olmazsa olmaz etkinliklerdir. Bunun yanında Çağrışım Tekniği adı verilen yöntem de hatırlamanın kolaylaşması adına kavramların ve sözcüklerin çağrıştırdıkları nesnelere odaklanma yolu ile gerçekleştirilir. Bir diğer teknik olan gruplama ise özellikle iş hayatında kişilerin fazlasıyla işine yaramaktadır. Aynı renkte, amaçta, boyutta, şekilde ya da malzemede yapılan gruplandırmalar; gerçekleştirilmesi gereken eylemin daha rahat akılda kalmasına olanak sunacaktır. Son olarak hemen her yaştan insanın farkında olarak ya da olmayarak başvurduğu bir metot olan Nimonik Tekniği ise hafıza güçlendirme teknikleri arasında belki de en keyiflisidir. Ezberlenmesi zor olan kavramların ezberlenmesini kolaylaştıran bu teknik, eğitimcilerin de sıklıkla başvurması ile daha popüler bir hale gelmiştir. Nimonik Tekniğine en iyi örneklerden bir tanesi gökkuşağı renkleridir. Gökkuşağı renklerinin sıralamasını aklında tutmak isteyen bir kişiden, bir kutu içerisinde gökkuşağı olduğunu hayal etmesi istenir. Bu kutu, kişiden gökkuşağının renklerini saymasını ister ve kişi de ona “KuTu SaYaMaM” der. Bu hikaye bilinçli olmadığımız bir biçimde hafızamıza yerleştiğinde artık gökkuşağının renklerini sırası ile sayabiliyor hale geliriz. “Kutu sayamam” kalıbında yer alan her bir sessiz harf, bir rengin baş harfidir. Buna göre gökkuşağının renkleri Kırmızı, Turuncu, Sarı, Yeşil, Mavi, Mavi (çivit mavi) ve Mor olarak hafızamıza yerleşir.

 


Kişilerin yüz, mimik, jest, koku, ses ve anatomik özellikleriyle beraber beden dillerini de belirli yöntemler kullanarak anlamak adına yüz okuma eğitimi verilmektedir. Kişilerin; karakterini, anlık duygularını, relektif davranışlarını anlamamıza yardımcı olan bu sertifika programı Uluslararası onaylıdır.

Kurs sonunda sertifika seçenekleri nelerdir?

* Milli Eğitim Bakanlığı Onaylı Sertifika

* Uluslararası ve Avrupa Onaylı Sertifika

* Adnan Menderes Üniversitesi Onaylı Sertifika

* Tecrübe Kariyer Onaylı Sertifika