Korona Günlerinde Duygusal Zeka

Her ne kadar zeka denildiği zaman insanların aklına IQ gelse de aslında son zamanlarda üzerinde durulan ve zeka ile birebir bağlantısı bulunan bir terimden daha söz etmek mümkün. EQ (Emotional Quotient) adı verilen ve duygusal zeka anlamına gelen bu terim, güven problemi yaşamadan sağlıklı ilişkiler kurmak veya iş yaşamındaki profesyonel yaklaşımları tam anlamıyla yerine getirmek gibi pek çok konuyu içerisinde barındırmakta. Mutluluğun, huzurun, başarının ve elbette ki güven duymanın altın anahtarı olarak görülen duygusal zeka; bireylerin kendi karmaşık duygularını anlamalarını ve bu paralelde karşılarındaki kişilerin duygusal anlamdaki ifadelerini çözümleyebilmelerini sağlayan bir beceri olarak tanımlanabilmekte. Bu tanım kısaca, duyguları akıllıca kullanma ve kontrol etme becerisi olarak da açıklanabilmekte. Özgüven sahibi olma, iyimser yaklaşımlarda bulunma, empati kurma, kendini kontrol etme gibi mekanizmaları ve doğal olarak da sosyal ilişkileri etkileyen duygusal zeka, geliştirilebilecek de bir yapıya sahip.

 

Hisleri gözlemlemek, düşünceleri sorgulamak, davranışlara dikkat etmek, olumsuz duyguları görmezden gelmek, olumlu duygulara karşı şükran duymak ve hatta bunları kutlamak, bilinçli nefes almak, sonrasında pişmanlık duyulacak her türlü davranıştan uzak durmak, hayatın uzun soluklu bir yolculuk olduğunu bilerek adım atmak ve kendimizi daha iyi tanımak gibi yöntemler ile geliştirilebilen duygusal zeka; özellikle tüm dünyada olduğu gibi ülkemizi de etkisi altına alan Koronavirüs ile son dönemlerde sıkça gündeme gelmekte. Artan depresyon, panik atak, anksiyete gibi olumsuz duygu durumları ve karmaşık ruh halleri içerisinde kendilerini sakinleştirmek ve kendi merkezlerinde kalmak adına çeşitli yollar arayan birçok kişi, tüm bu süreçte zarar gören duygusal zekalarını yeniden onarmak ve sağlığına kavuşturmak için de çokça çaba sarf etmekte.

 

Kendi iradeleri ile bu süreci en az hasarla atlatmaya çalışan bireyler, özellikle yeni normal dönem ile birlikte yeni başarı hikayelerine, motivasyonlarını arttıracak film ve kitaplara, kendilerini zihinsel veya fiziksel olarak geliştirecek eğitim ve aktivitelere daha fazla zaman ayırmayı tercih etmekte. Evlerde kapalı kalınan 2-3 aylık dönemden sonra bu yeni düzene alışmaya devam ederken halen daha travmalarını iyileştirmeye çalışan kişiler, kendilerini fiziksel olarak korudukları gibi psikolojik olarak korumanın yollarını da aramakta. Her şeyden önce yaşam enerjisinin ve motivasyonun yüksek tutulması gereken bu dönemde yine Koronavirüs için etkili olabilecek birçok duygusal zeka önerilerine de yer verilmekte.

 

Aslında tam anlamıyla karar verme ve harekete geçme ile doğrudan alakalı olan duygusal zekayı arttırma deneyiminde; birçok kişinin hoşlanmadığı ama oldukça önemli olan duyguları tanımlama ve kabul etme eylemi en önemli adım olarak görülmekte. Bununla birlikte mevcut yargıların, duygularımızı nasıl etkilediğini de incelememiz sağlıklı olmakta. Tüm duygularımızın sonuçlarını kabul etmek ve eğer ki rahatsız olduğumuz bir süreç varsa, kendimizi sevgiyle bağışlamak da yine olumsuz ruh halimizi sonlandırmak adına kendimize verebileceğimiz armağanlardan en önemlisi. İçinde bulunduğumuz bu kaosta yalnız kendimizi değil, başka insanların duygu ve düşüncelerini anlamak ve bir bakıma kendimizi onların yerine koymak da yine duygusal zekamızı geliştirmek adına gerekli. Soğukkanlılığı korumak, olaylara daha geniş perspektiften bakmaya çalışmak ve alternatif çıkış noktaları planlamak da bu süreci daha güçlü bir duygu durumu ile geçirmemize katkıda bulunmakta.

 


Stresin Bedensel Etkilerini Kontrol Altına Almayı Öğrenebileceksiniz

 

Kurs sonunda sertifika seçenekleri nelerdir?

* Milli Eğitim Bakanlığı Onaylı Sertifika

* Uluslararası ve Avrupa Onaylı Sertifika

* Adnan Menderes Üniversitesi Onaylı Sertifika

* Tecrübe Kariyer Onaylı Sertifika